POLİSİN ÇİLESİ

 

          Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

 

 

         Milliyetçi Hareket Partisi Grubu tarafından 10/489 esas numaralı “Emniyet Teşkilatı Mensuplarının Çalışma Şartları ve Özlük Hakları Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla” bir Meclis Araştırması açılması için söz almış bulunuyorum.

 

         Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

         Kahraman Türk Polisi, kuruluş tarihi olan 10 Nisan 1845’ten (İlk Genel Müdür Galip Paşa) bu yana ülkenin dirlik ve düzeni, huzur ve güveni, asayişin temini bakımından oldukça önemli hizmetler ifa etmiş, savaşta cephede savaşmış, terör, isyan ve ayrılıkçılık hareketlerinde anti-terör mücadelesini yürütmüş, suç ve suçlu ile canını dişine takarak mücadele vermiş; bunu yaparken de şehitler ve gaziler vermiş bir ocağın mensuplarıdır.

 

         Hudutta Ordu bekler,

         Dâhilde biz bekleriz,

         Biz Kanunu, Rejimi,

         Koruyan Polisleriz.

 

 

         Değerli Milletvekilleri,

 

         Türk Polis teşkilatı, yüz altmış dört yıldır ülkesine ve milletine, çok zor şartlar altında, şerefle hizmet etmektedir. Geçen zaman içerisinde, hizmet kalitesinin ve eğitim seviyesinin yükselmesi amacıyla Polis Akademisine bağlı Güvenlik Bilimleri Fakültesi kurulmuştur, polis okulları da iki yıllık Meslek Yüksek Okulu haline dönüştürülmüştür. Bugün polisimizin yüzde 70’nin eğitim seviyesi üniversite düzeyine gelmiştir; bu çok sevindiricidir. Mevcut polislerimizin yüzde 1’i ortaokul, yüzde 21’i lise yüzde 52’si ise ön lisans ve yüzde 26’sı ise lisans mezunudur.

 

         Devletimizin en köklü kuruluşlarından olan polis teşkilatımız bugün 250.000’ni aşan personeliyle ülkemizin huzur ve güvenliği için çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir. Avrupa ülkelerinde, ortalama 250 kişiye 1 polis düşmektedir. Ülkemizde ise bu oran 313 kişiye 1 polistir. Emniyet teşkilatımızın hedefi 250 vatandaşımıza da 1 polistir. 20.000’i İstanbul için olmak üzere toplam 45.000 polise daha acilen ihtiyaç vardır.

 

 

 

 

         AB‘ye giriş sürecinde polisin ve jandarmanın temel insan haklarına saygılı, nezarethane koşullarının mümkün olduğunca iyi, sanık haklarının gözetiliyor olması önemli bir gelişmedir. Ancak bu iyi uygulamaların devamı istenirken, adeta suçluyu daha güçlü konuma getirme çabaları, asayişsizliğin özendirilmesi, devlete olan güven duygusunun sarsılması, bilinçli olarak gelen her AB heyetinin soluğu hassas bölgelerde alması polisin göreve olan aşkının şiddetini azaltmakta, maneviyatını bozmaktadır.

 

         İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batırırsak teşkilat içerisinde çok az da olsa çürük elmaların olduğu bir gerçek. İmajı ve makamı koruma telaşında olan birtakım amirler Teşkilatın yetki, imkân ve gücünü tehlikeli bir şekilde dönüştürmeye tevessül edebiliyorlar. Bu sebeple disiplinsizlik egemen olmaya başlıyor. Disiplinsiz ve keyfi polis, hukuk devleti için en büyük tehdit unsurudur.

 

 

         Değerli Milletvekilleri,

 

         Polisin moral, etik, insani değerleri yüceltilerek güç kullanma yetki ve imkânları artırılmalıdır. Polis Türk Devleti’nin varoluş simgesidir. Asla caydırıcılığı gölgelenmemelidir. TCK (Türk Ceza Kanunu) ve CMK (Ceza Muhakemeleri Kanunu) ile polisin elinden alınan yetkiler tekrar verilmeli, önleyici zabıta güç ve kudreti sağlanmalıdır. Soruşturma ve kovuşturmada şahsi kusur dışında polise mutlaka sahip çıkılacak sistemler kurulmalıdır. Polisin maaş imkânları arttırılmalı, polis çocuklarının okumalarında kolaylıklar sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

 

Kamu düzenini bozucu bir suç işlendiğinde adli polis delilleri toplamak, suçu işleyen şahısları yakalamak, C.Savcısı adına soruşturmayı yürütmek ve suçluları adalete teslim etmekle yükümlüdür. 2559 sayılı PVSK’nun 2. maddesi 6. bendinde de polisin adli görevi belirtilerek “İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak” diye belirtilmiştir.

 

 

 

 

 

 

Sosyal ve genel düzenle ilgili kanun, nizam ve emirlerin yapılmasını sağlayan, suçu oluşundan evvel önleyici tedbirler alan polis, idari polistir.

 

İdari kolluğun en belirgin özelliği, önleyici nitelikte olmasıdır. İdare, kanunların suç saydığı fiillerin oluşmaması için önceden bazı önlemler alır ve uygular, emir ve yasaklar koyar, gerektiğinde kuvvet kullanarak bu faaliyetleri engeller. İdari kolluk, kural olarak suçluları izleyici, delilleri toplayıcı değil, düzenleyici, önleyici ve durdurucudur.

 

         Değerli Milletvekilleri,

 

         İçişleri Bakanlığı’na bağlı olmasına rağmen Emniyet Genel Müdürlüğünün ayrı bir bütçeye sahip olması, Türk devlet sistemi içerisinde emniyet teşkilatına verilen önemin bir yansımasıdır.

         Kurumsal gelişim için gösterilen bu çabalar, polisimizin çalışma koşulları ve aldıkları ücrete maalesef yansımamaktadır. Polisimiz, diğer devlet memurlarından daha fazla çalışmaktadır ve ne taşıdığı riskin ne de verdiği hizmetin karşılığını tam olarak alamamaktadır. Polislerimiz emekli olduklarında maaşlarında yüzde 50’ye yakın düşüş olmaktadır. Bu çerçevede, birinci sınıf emniyet müdürlerinin maaşları, diğer kendisine uygun kişilerle kıyaslandığında bin liradan aşağıda görülmektedir. Yine emekli maaşlarına yansıyacak şekilde düzenlemeler yapılmalıdır.

         Son on yılda 276 polis intihar etmiştir, 102 polis şehit olmuş, toplam 1556 polis görevi sırasında ve görevin yarattığı meslek hastalığından vefat etmiştir.

 

         Değerli Milletvekilleri,

 

         Bugün,  hemen hemen hiçbir şehrimizde emniyet teşkilatı lojmanları polisimizin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bu nedenle, lojmandan faydalanamayan polislerimize acilen kira ücreti düşünülmelidir.

         Bildiğiniz gibi, bekçilerimiz de emniyet teşkilatına bağlı olarak asayiş hizmetleri yapmaktadırlar. Mevcut sorunların giderilmesi için, emniyet personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndan çıkarılarak özlük hakları ve çalışma şartları müstakil bir kanunla acilen düzenlenmelidir.

 

 

 

 

 

 

         Değerli Milletvekilleri,

 

         Sayın Başbakan tarafında 2007 yılı genel seçimler öncesi, maaş artışlarıyla ilgili polislerimize söz verilmiştir. Üzülerek söylüyorum, şu ana kadar, 2007’den bu yana polisimizin maaşında ve özlük haklarında büyük bir gelişme olmamıştır.

         Kamu düzen ve güvenliğinin sağlanması için suça karşı yapılan etkin mücadelede toplumsal barışın kesintisiz bir şekilde sürdürülmesinde en önemli kuruluşlardan birisi emniyet teşkilatıdır. Ülkemiz cezaevlerinin 100 bini aşan rakamla son otuz dokuz yıldaki en yüksek doluluk oranına ulaşmış olması dikkat çekicidir. Bu durum polisimizin suça karşı etkin mücadelesindeki başarısını göstermekle birlikte, bu rakamlarda AKP İktidarının ekonomideki basiretsiz politikalarının sonucunda toplumun ekonomik sıkıntılar içerisinde suç işlemeye yönelmesi etkendir. Tablo, AKP’nin ekonomik temelli olarak yarattığı toplumun fukaralaştırılması sonucuyla belirginleşen net bir toplumsal durumun yansımasıdır. Bu durumun en büyük göstergesi, toplum içindeki çek senet ve mafya eylemlerinin artmasıdır.

 

         Değerli milletvekilleri,

 

         Öte yandan özellikle büyük kent merkezleri ve bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör faaliyetlerinde görülen artış, yine AKP’nin kültürel ve toplumsal alanlara dair politikalarının bir sonucudur. AKP’nin takip ettiği yanlış güvenlik politikaları, bir yandan Türk toplumunun kültürel birliğini zedelerken diğer taraftan da terör örgütlerine bir kültürel kimlik bulma sürecinde doğu ve güneydoğu ile büyük şehirlerimizde eylemlerin önünü açmıştır.

 

         Değerli milletvekilleri,

 

         Bu karanlık tabloya rağmen emniyet teşkilatımız başarılı olarak çalışmalarına devam etmekte, mücadelenin devamlılığı emniyet teşkilata ve mensuplarına sağlanan maddi olanaklarla mümkün olacaktır. Ancak ne yazıktır ki Sayın Başbakan tarafından söz verilmesine rağmen, ülkemizde polislerimize gerekli maddi olanak sağlanamamakta, polislerimizin özlük hakları, çalışma saatleri ve koşulları gibi alanlarda diğer devlet memurlarına sağlanan olanaklar sunulmamaktadır.

 

         Emniyet teşkilatı gece gündüz başarılı olarak çalışmasına rağmen özlük hakları iç açıcı değildir. Polisler, diğer devlet memurları gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapmakta, maaş ve özlük hakları bu Kanun’a göre şekillenmektedir, fakat çalışma şartları bu Kanun kapsamındaki diğer memurlardan çok zor, riskli ve farklıdır. Polislerimiz diğer devlet memurlarından % 88 oranında fazla çalışmaktadır. Bu durum dikkate alındığında, emniyet teşkilatı mensuplarına, acilen, özlük haklarıyla ilgili bir polis personel yasası düzenlenmelidir.

 

 

         Sayın milletvekilleri,

 

         Ağustos 2008 rakamlarına baktığımızda, kıdemli albay il jandarma komutanı 3.785 YTL maaş almaktadır. Oysa görevinde iken 2.779 YTL alan birinci sınıf emniyet müdürü emekli olduğunda 1.695 YTL maaş almaktadır. Görevde iken 1.686 YTL maaş alan polis memuru ise emekli olduğunda 900 YTL maaş almaktadır. Bir polis memuru emekli olduğunda, çalıştığı dönemde aldığı birçok tazminat ve ödemeden mahrum kalmakta, çalıştıkları dönemde aldıkları ücretin yüzde 40’ını kaybetmektedir.

 

         AKP hükûmetleri polisin özlük haklarıyla ilgili sıkıntıları gidereceğini söylemesine karşın, maaşlarında, emekliliklerine yansıyacak tatmin edici bir düzenleme gerçekleşmemiştir. Bu aşamada ilk yapılması gereken, polisimizin maaşlarının acilen emekliliklerine de yansıyarak ciddi bir iyileştirme yapılması gerekmektedir.

 

         Değerli milletvekilleri,

 

         Polisimizin konutla ilgili de büyük sıkıntıları vardır ve polis lojmanlarının yetersizliğinden polislerimiz bir – bir buçuk saat uzaktaki şehirlerin mesafesinde evlerde oturmaktadırlar. Çocukları da sosyal koşulları yetersiz bölgelerde büyümekte ve eğitimlerini sürdürmekte zorlanmaktadırlar. Lojman ihtiyacının karşılanmasında başta büyük şehirlerimizde olmak üzere kirada oturan polislerimize günün şartlarına uygun kira yardımı yapılmalıdır.

 

         Değerli milletvekilleri,

 

         Görevlerinin büyük kısmını sokakta ifa eden polislerimiz için hizmet aracı da son derece önemlidir. Hizmet aracı sayısında gerçekleştirilecek artış yanında, hizmet araçlarının yenilenmesi de suçla etkin mücadele için gereklidir. Uzman raporlarında polis otolarının normalde üç yılda bir yenilenmesi gerekmektedir.

 

 

 

 

         Değerli milletvekilleri,

 

         Emniyet teşkilatı mensuplarının bir de birinci ve ikinci bölge hizmetle ilgili sorunları vardır. Bazıları 2 kere ikinci bölgeye gitmekle birlikte, bazıları hiç gitmemektedir. Bunun da acilen düzeltilmesi gerekmektedir.

 

         Teşkilat içerisinde diğer önemli konulardan bir tanesi de teşkilatın üst bünyesinde 800 – 900 civarında birinci sınıf emniyet müdürü atıl olarak beklemektedir. Bunlardan sadece 160 civarında aktif görev vardır, diğerleri birinci sınıf müdür olduklarında cezalandırılmaktadırlar. Bunun acilen çözülmesi gerekmektedir. Bunun çözümü de şöyle olabilir: Birinci sınıf emniyet müdürleri maddi kayıplarını en alt seviyeye indirecek ve emsallerinden daha az ücret almasını bertaraf edecek bir usulle yaş haddine kadar maaş ve özlük haklarının verilerek kadrosuzluk sebebiyle emeklilikleridir veya bir de büyük şehirlerde müdür yardımcıları birinci sınıf genç emniyet müdürlerinden atanabilir. Bunlar çok zor değildir diye değerlendiriyorum.

 

         Devletimizin en köklü kuruluşlarından olan ve 250 bine yaklaşan personeliyle ülkemizin huzur ve güvenliği için çalışan polisimiz, içerisinde bulunduğu olumsuz şartlara rağmen, sürdürdüğü projeler ve suçlara karşı etkin operasyonlarla dünya standartlarının üzerinde hizmet vermektedirler.

 

 

         “Her kişinin vicdanı kendi polisidir. Ancak polis vicdanı olmayanların karşısındadır” diyen ATATÜRK’ümüz polisin önemini bu sözle vurgularken vicdansızlara karşı mücadele veren polis teşkilatımızdan şehitlerimizi kalbimizin en sıcak ve mutena yerine koyuyor ve anıyoruz

 

 

İletişim

2 + 10 =